POZİTİF PSİKOLOJİ


Pozitif Psikolojinin öncülerinden Martin E.P. Seligman, kızı Nikki ile bahçede çiçek böcekle uğraşırken anlık bir tezahürle Psikolojinin II. Dünya Savaşı öncesi vadettiği 3 misyonundan son  ikisini tamamen yetim bıraktığını farketti. İlki olan akıl hastalıklarını iyileştirmek tüm hızıyla devam ediyor olsa da, insanların daha üretken, daha doyurucu hayatlar yaşamalarına yardımcı olmak ve yüksek yeteneği tanımlamak ve beslemek misyonları konusunda Psikoloji Bilimi yönünü kaybetmiş görünüyordu. Ta ki 90'ların sonunda Martin E.P. Seligman Amerikan Psikoloji Derneği'nin başkanı olarak aslında çok eskilere dayanan Pozitif Psikoloji kavramını Psikoloji dünyasına tekrar hatırlatana kadar... 


II. Dünya Savaşı sonrası Veterans Administration (Gazi Bakımevi) (1946) ve National Institute of Mental Health  (Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü) (1947) kurulmasıyla Psikoloji, hastalık modeline dayalı, iyileştirmeye odaklı bir disiplin olarak tanımlanmaya başlandı. Araştırma fonları Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Depresyon, Kaygı gibi başlıklar üzerinde çalışılması için harcandı. Alanda çalışan uzmanlar pratiklerinde yine aynı başlıklar üzerinde yoğunlaştılar. Yıllar içerisinde yaşam içindeki sıkıntıları, psikolojik rahatsızlıkları araştırmaya, anlamaya ve müdahaleler geliştirmeye fazlasıyla zaman ve kaynak harcandı. Ancak Psikolojinin temelinde bundan ötesi de vardı! 


Birçok yönüyle aslında “Pozitif Psikoloji” yeni bir kavram değil. Aristo birey ve toplum için iyi yaşamı tanımlarken, mutluluğun iyi maddi durumu, hoş duyguları ve kişinin erdemleriyle uyumlu yaşamasını içerdiğini aktarmıştır. Diğer felsefeciler iyi yaşamın bileşenleri olarak bireysel özgürlüğün ve iyiyi arayışın altını çizmişlerdir. Dini kitaplar ve liderler de iyi yaşam ve pozitif benliğin öneminden, insan yaşamına  ve dünyevi başarıya katkısından söz etmişlerdir. Daha yakın zamanlara dönüp baktığımızda da aslında Psikolojinin daha eski kuramlarında bugünkü Pozitif Psikoloji yaklaşımın temellerini görebiliyoruz.


Humanistik Psikolojinin önde gelen teorisyeni Abraham Maslow 1950'lerde Pozitif Psikolojiye ilişkin şunları aktarmıştır:


"Psikoloji bilimi pozitife oranla negatif tarafta çok daha fazla başarılı olmuştur. Bizleri insanoğlunun eksikleri, hastalıkları, günahları konusunda fazlaca aydınlatırken, onun potansiyelleri, erdemleri, psikolojik zenginliği konusunda karanlıkta bırakmıştır. Sanki Psikoloji kendini bile bile misyonunun daha karanlık, daha sert olan yarısıyla kısıtlamıştır."(Maslow, 1954)


Felsefe, din, Humanistik Psikolojinin herbirinin ortak aktarımı “insanların iyilik potansiyelleri olduğuna ve daha da iyi olabileceklerine" dair varsayımlarıdır. 


Peki bugün Pozitif Psikolojiyi tüm bu geçmiş izlerinden daha da öteye götüren nedir? 


Dünyevi bir felsefe değil, bir bilim olarak ilerlemesi! Araştırmalarıyla, tekrarlanabilir, ölçümlenebilir bulgularıyla, yaşamda değişime götürecek yöntemleri ve uygulamalarıyla bir bilim olması!


Günümüzdeki varlığı ile Pozitif Psikolojiyi kısaca özetlersek;

*  Pozitif Psikoloji insanda neyin doğru, iyi olduğunu keşfetmeye çalışır. İnsanların en iyi oldukları durumlara, zamanlara odaklanır ve bireysel ve toplumsal olarak kişinin artılarıyla beslenmeyi öğrenmesini hedefler.

* Akıl Hastalığından Akıl Sağlığına dönüşü vurgular.

* Pozitif Psikoloji yalnızca ve yalnızca pozitife odaklanıp negatifi yok saymaz. Pozitif Psikologlar negatif duyguları, problemleri, başarısızlıkları ve diğer tüm nahoş halleri yaşamın doğal ve önemli parçaları olarak görürler.

* Pozitif Psikoloji öncelikle bir bilimdir; kanıtlarla, araştırmalarla, ölçümlerle, testlerle kendini ayakta tutan bir bilim. Bunun da ötesinde Pozitif Psikoloji uygulamalı bir bilimdir. Tüm yapılan araştırmalardaki, değerlendirmelerdeki ana hedef gerçek hayata dair, bireysel ve sosyal yaşamın kalitesini artırmaya yönelik, kişiyi,eğitim kurumlarını, işyerlerini ve devleti ileriye götürebilecek müdahaleler geliştirmektir.

* Pozitif Psikologlar tarafından geliştirilen müdahalelerin büyük çoğunluğu pozitif müdahalelerdir. Buradaki amaç negatifi azaltıp yalnızca eksilerden nötre gelebilmek değildir.  Pozitif Psikoloji ile kişi +3'ten  +5'e ulaşmak için uğraşır çünkü Pozitif Psikoloji bireyin bunu yapabilme potansiyaline sahip olduğuna inanır ve kişisel kaynaklarını kullanmasına destek olur.

* Pozitif Psikoloji geçmiş, bugün ve geleceği bir bütün olarak ele alır. Kişinin ruhsal zenginliğini geçmişin tatmin edici yaşantılarıyla, bugünün mutluluklarıyla ve geleceğin umut veren kurgularıyla tanımlar.

* Pozitif Psikoloji öğretileri ve uygulamaları Terapide, Eğitim Alanında, Aile Yaşamında ve İş Yaşamında kullanılacak kadar çeşitli ve kapsamlıdır.


Martin Seligman dışında Ed Diener, Mihaly Csikszentmihalyi, Christopher Peterson, Barbara Frederickson, Alex Linley, Robert Biswas-Diener Pozitif Psikolojinin öncüleri ve gelişimine katkıda bulunan isimlerden bazılarıdır.